Seyirlik şeyler | Stuff to watch

Bahane’nin gösterim istasyonlarındaki video, film ve belgeselleri, yolu düşenlerin istedikleri zaman, istediklerini seçip izlemelerine imkân sağlayacak şekilde sunmaya çalıştık.

Üç istasyondan birinde ekranın karşısına geçtiğinizde karşınızda bulacağınız sanatçı videoları, kısa ve uzun metrajlı film ve belgeseller, rastlantısallık/oyun, performans/oyunculuk/katılım/ortak üretim, miras/otobiyografi/mit kavramları etrafında dolanıyor; sesle, nesnelerle, ustalarla, yorumlamayla, kişisel tarihle ve hikâye anlatma/anlatı kurma biçimleriyle uğraşmak için farklı yollar öneriyorlar.

Bahane’de izlenebilecek sanatçı videolarını Vehbi Koç Vakfı Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan seçtik. Kısa ve uzun metrajlı filmler ve belgeseller ise, kişisel/kültürel/toplumsal miraslarla ilişkiyi açan, yorumlayan ve bu mirasların nasıl aktarılacağına dair sorular soran, gündelik hayatla ve nesnelerle kurduğumuz ilişkiyi ele alan, kurgusal durumlar yaratarak gerçekliğe müdahale eden, kolektif çalışmanın imkânlarını araştıran üretimler arasından yaptığımız bir seçki.

////////////////////////

We have tried to present the videos, films and documentaries at Bahane’s screening stations in a manner that enables visitors to choose from and watch whenever they wish.

The artists’ videos, short and feature films and documentaries you will come across on screens at the three stations revolve around concepts such as chance/play, performance/acting/participation/collective production and heritage/autobiography/myth; and propose various methods to deal with sound, objects, masters, interpretation, personal history and storytelling/constructing narratives.

We selected the artists’ videos on view at Bahane from the Vehbi Koç Foundation Contemporary Art Collection. The short and feature films and documentaries are a selection from works that open up, and interpret the relationship with personal/cultural/social heritages and ask questions about how this heritage can be passed on, focus on how we experience our everyday life and the relationship we form with objects, intervene in reality by creating fictitious situations and explore possibilities of collective production.

Sabır (Sebald’den İlhamla) | Patience (After Sebald), Grant Gee, 2012 (86′)

Patience (After Sebald), 2001 yılında, erken yaşta hayatını kaybeden Alman yazar W. G. Sebald ve en ünlü kitaplarından Die Ringe Des Saturn [Satürn’ün Halkaları, 1995] hakkında. Yönetmen Grant Gee, Sebald’ın isimsiz anlatıcısının kitap boyunca İngiltere’nin East Anglia sahilinde yaptığı uzun yürüyüşü, kitaptan okunan pasajlar eşliğinde, elinde kamerasıyla tekrar ediyor. Aslında tekrar etmekle kalmıyor, Sebald’ın çok katmanlı, geniş bir göndermeler ağından oluşan kitabına bir tür görsel “şerh” düşüyor. Sebald’ı hep meşgul etmiş tarihsel mirasa (savaş, yıkım, unutuş), Sebald’la akraba bir sinematik mirasın (Harun Farocki, Patrick Keiller, Chris Marker) içinden bakıyor.

/////

Patience (After Sebald), is a documentary about W. G. Sebald, the German writer who died at an early age, and one of his most renowned works, Die Ringe Des Saturn [The Rings of Saturn, 1995]. Camera in hand, director Grant Gee repeats the long walk of Sebald’s nameless narrator along the East Anglian coast accompanied by passages read from the book. In fact, not only does he repeat it, but he also adds a kind of visual annotation to Sebald’s book which is composed of a multilayered, broad web of references. He looks at the historical heritage (war, destruction, forgetting) which was a constant source of interest for Sebald, from within a field of cinematic heritage (Harun Farocki, Patrick Keiller, Chris Marker) akin to Sebald.

Bu Bir Film Değil | This Is Not a Film, Jafar Panahi, 2011 (75′)

Jafar Panahi ev hapsinde, altı yıl hapis cezasının ve yirmi yıl film çekme, ülke dışına çıkma ve medyaya açıklama yapma yasaklarının temyiz sürecinin sonuçlanmasını bekliyor. Bu cezaların sinema üretiminin ölümü anlamına geldiğini düşünür ve sıkılırken, gündelik hayatını kaydetmeye başlıyor. Panahi’nin kısıtlanmış özgürlüğün sınırlı imkânlarıyla çektiği Bu Bir Film Değil, aynı zamanda üretimine (dolayısıyla hayatına) devam edemeyecek olma kaygısıyla baş ettiği, başka filmlerin “olamaması” ihtimaline meydan okuyan bir film.

//////

Jafar Panahi is under house arrest, waiting for the outcome of the appeal process regarding his six-year prison sentence, and twenty-year ban on filmmaking, leaving the country and making statements to the media. As he contemplates and feels disquieted about the fact that these bans amount to the death of his cinematic work, he begins to record his everyday life. This Is Not a Film, shot within the limited means of Panahi’s restricted freedom, is also a film that confronts the concern that he won’t be able to continue his production (and therefore his life) and challenges the possibility that he will never be able to make another film.

Kendini Oyna | Self Made, Gillian Wearing, 2011 (88′)

Bu belgesel, İngiliz sanatçı Gillian Wearing’in verdiği bir iş ilanı ile şekillenmeye başlıyor: “Bir filmde rol almak ister misiniz? Kendinizi ya da bir kurgu karakteri canlandırabilirsiniz. Gillian’ı arayın.” İlana cevap veren yüzlerce kişi arasından seçilen yedi kişi, “metot oyunculuğu” uzmanı Sam Rumbelow’un onlar için detaylandırdığı çalışmaların sonucunda, maskelerinden arınan, bastırıldıkları yerlerden hortlayan benlikleriyle ekranda beliriyor.

/////

This documentary is shaped around a job advertisement placed by the English artist Gillian Wearing: “Would you like to be in a film? You can play yourself or a fictional character. Call Gillian.” Seven people chosen from among the hundreds who replied, were mentored by Method acting teacher Sam Rumbelow, and reappear on the screen, following tailored rehearsal sessions, with new selves that have shed their masks.

Son Amazon | The Last Amazon, Elif Demoğlu, 2011 (22’43”)

Bir zamanlar Samsun’da Amazon kadınlarının yaşadığına dair mit, yakın geçmişte orada doğan Saadet’in hayatını nasıl etkiler? Hayatına yeniden başlamak için Almanya’ya işçi olarak göç eden Saadet’in Hamburg’daki gündelik yaşantısında mitik öğeler var mıdır? Saadet’in yaşamöyküsü gerçekten filmde bize anlattığı gibi midir?

////////

How would the myth about Amazon women having once lived in Samsun affect the life of Saadet, who in the much more recent past, was born there? Are there mythical elements in the everyday life of Saadet in Hamburg, Germany, a city she migrated to as a worker, to start a new life? Is there more to Saadet’s life story than what she tells us in this film?

STÜDYO No.1 (Demo/Uygulama) | STUDIO No.1 (Demonstration), Roman Štětina, 2011 (10′)

Nesneler ses üretmeye ikna edilebilir mi, edildiklerinde nasıl sesler çıkarırlar? Duyduğumuz sesin nereden geldiğini, nasıl çıkarıldığını görmediğimizde, kaynağını tahmin edebilir miyiz? Roman Štětina, Çek Cumhuriyeti’nde, Pilsen’deki bir radyo stüdyosuna girip muhtelif nesnelerle oynayarak seslerini kaydediyor. Bu basit eylemlerdeki gerilim, sesi duyup eylemi göremediğimiz durumlarda yükselmeye başlıyor.

////////

Can objects be convinced to produce sounds, and when they are, what kind of sounds do they produce? Can we locate the source of a sound if we cannot see where and how it is produced? Roman Štětina visits the studio of a radio station in Pilsen in the Czech Republic, and plays with various objects to record their sounds. The tension surrounding these simple acts begins to rise when we hear the sound, but can’t see the act that produces it.

VKV Çağdaş Sanat Koleksiyonu  | VKF Contemporary Art Collection

Mermi | Bullet, Taus Makhacheva, 2010 (4’39”)

Taus Makhacheva, bu videonun başlangıcında yerel polislerin kullandığı “Makarov” adlı bir tabancayla kumun içine ateş ediyor ve mermiyi bulmak için kazmaya başlıyor. Sonunda bulduğu merminin az önce ateşlediği olup olmadığını veya kumun altında başka mermiler kalıp kalmadığını bilmiyoruz. Bütün bu arama eyleminden geriye kalan ise, kocaman bir çukur.

//////

The video opens with Makhacheva shooting into the sand with a “Makarov” pistol, the brand used by local police, and the artist starts digging to find the bullet. However, we do not know whether the bullet she eventually finds is the one she fired, or whether there are other bullets there under the sand. What remains from this whole search is a huge hole in the ground.

VKV Çağdaş Sanat Koleksiyonu  | VKF Contemporary Art Collection

Nasıl yönetilmek istiyorsun?, 2009 (Rasa Todosijevic’in 1976 tarihli Sanat Nedir? işinden hareketle) | How do you want to be governed?, 2009 (After Rasa Todosijevic Was ist Kunst?, 1976) (10’38”)

Maja Bajevic bu videoyu, başka bir sanatçının, Rasa Todosijevic’in 1976 tarihli “Sanat nedir?” başlıklı videosundan hareketle yapmış. Todosijevic’in videosunda gördüğümüz kadın, ısrarla kendisine yöneltilen “Sanat nedir?” sorusuna ve ona müdahale eden ele tepki vermeyerek sanatın ne olup ne olmadığını belirlemeye çalışan iktidar ilişkilerini askıya alıyordu. Bajevic ise 33 sene sonra yaptığı bu videoda performansın merkezine kendisini yerleştiriyor ve ısrarla, şiddetle sorulan “Nasıl yönetilmek istiyorsun?” sorusu karşısında 10 dakika süren bir kayıtsızlık performansı sergiliyor.

/////

Maja Bajevic was inspired to make this video after watching the work of another artist, Rasa Todosijevic’s 1976 video titled “What is art?”. The woman in Todosijevic’s video was refusing to react to the question “What is art?” posed to her, and the hand that intervened, suspending the power relations that tried to determine what art may or may not be. Bajevic situates herself in the centre of the performance in the video she produces 33 years after her source of inspiration, and displays a ten minute-performance of indifference in the face of the persistently and violently posed question, “How do you want to be governed?”

VKV Çağdaş Sanat Koleksiyonu  | VKF Contemporary Art Collection

Tabu | Taboo, Aylin Kuryel, Emrah Irzık, 2008 (30′)

Tabu son yıllarda hem evlerde hem de kafelerde oynanan popüler bir kutu oyunu. Her bir kartta karşı takıma anlatmanız gereken bir kelime yazılı ve bu kelimeyi anlatırken kartta yazan yasaklı 5 kelimeyi kullanmamanız gerekiyor. Aylin Kuryel ve Emrah Irzık da kendi tabu kartlarını üretmiş ve oyunu İstanbul’da yaşayan üniversiteli gençlere oynatıp süreci kaydetmişler. Kuryel ve Irzık’ın kartlarında yer alan ve karşı takıma (veya karşınızdaki kişiye) anlatmanız gereken kelimelerin kendileri birer toplumsal tabu: Türban, vicdani ret, Kürt sorunu, travestilik, klitoris, ateizm, feminizm… Video boyunca öğrencilerin bu kartlarla oyunu oynamalarını ve kendi tabularıyla cebelleşmelerini izliyoruz.

///////

Taboo has become a popular board game in recent years, played both at home and in cafes. Each card features a word you have to explain to the opponent team without using the at least 5 prohibited words listed on the same card. Aylin Kuryel and Emrah Irzık developed their own taboo cards, had university students in Istanbul play the game with them, and recorded the process. The words on Kuryel and Irzık’s cards that you have to explain to the opponent team (or the person you are playing against) represent social taboos: Headscarf, conscientious objection, the Kurdish issue, transvestism, clitoris, atheism, feminism… In the video we watch the students play the game with these cards, and struggle with their own taboos.

Haydi Yap da Görelim | I Dare You To, Tihana Mandušić, 2007 (4’05”)

Hiç kendinizi bir şakalaşmanın ortasında, sırf birinin meydan okuması ve “Haydi yap da görelim!” demesiyle asla yapmayacağınız bir şeyi yaparken bulduğunuz oldu mu? Tihana Mandušić bu videoda birtakım meydan okumalara pabuç bırakmaksızın hem kendi sınırlarını zorluyor, hem de kamusal alanda beklenmedik durumlar, anlar yaratıyor.

//////

Have you ever found yourself caught up in a spot of banter doing something you would never dream yourself doing, just because someone has challenged you, saying, “I dare you to!”? In this video, undeterred by various challenges, Tihana Mandušić both pushes her own boundaries and creates unexpected situations and moments in public space.

VKV Çağdaş Sanat Koleksiyonu  | VKF Contemporary Art Collection

Oyun | The Play, Pelin Esmer, 2005 (70′)

Toros dağlarında bir köyde yaşayan, günlerini tarlada, inşaatta, evde ve bitmek tükenmek bilmeyen işlerde çalışarak geçiren dokuz kadın, kendi hayatlarından yola çıkarak bir tiyatro oyunu yazmak ve sahnelemek için biraraya geliyor. Bu belgesel film, Kadının Feryadı! adlı oyunun oluşma sürecini ve kadınların bu süreçte geçirdiği değişimi anlatıyor.

//////

Nine women who live in a village in the Toros Mountains and spend their days working in the fields, on construction sites, at home and doing other seemingly endless jobs, come together to write and stage a theatre play based on their lives. This documentary film is about how the play titled The Outcry of Women! came about, and the change the women underwent in this process.

Gece Nöbeti | The Nightwatch, Francis Alÿs, 2004 (17’30”)

Francis Alÿs bir tilkiyi Londra’daki National Portrait Gallery’ye bir geceliğine salmış ve onu sanat eserleriyle baş başa bırakarak müzenin güvenlik kameraları aracılığıyla hareketlerini kaydetmiş. Videoda, güvenlik kameralarının sunduğu açılardan tilkinin bir ziyaretçi olarak galerinin içinde dolaşmasını ve sanat eserleriyle karşılaşmasını izliyoruz.

//////

Francis Alÿs let loose a fox into the National Portrait Gallery in London for a night, and leaving it alone with the artworks, recorded its movement with the security cameras of the museum. In this video, we watch, from the viewpoints of the security cameras, how the fox, as a visitor, wanders the gallery, and encounters the works of art.

VKV Çağdaş Sanat Koleksiyonu  | VKF Contemporary Art Collection

Beş Engel | The Five Obstructions, Lars von Trier, 2003 (90′)

Lars von Trier, en sevdiği yönetmenlerden biri olan Jørgen Leth’e, 1967 tarihli Kusursuz İnsan adlı filmini yeniden ve yeniden çekmesi için meydan okuyor. Belgeselde Leth’in kendi filmini Trier’in koyduğu beş farklı “engel”le, beş defa yeniden çekişini ve Trier’in acımasız yargılamalarına maruz kalışını izliyoruz.

/////

Lars von Trier challenges Jørgen Leth, one of his favourite directors, to remake his 1967 film titled The Perfect Human again and again. In the documentary, we watch Leth repeatedly redirect his own film with the five different “obstructions” set by Trier, as he is subjected to Trier’s cruel criticism.

Au Commencement Ryoanji [Başlangıçta, Ryoanji | In the beginning, Ryoanji], Sarkis, 2000 (10’44”)

Sarkis, “Au Commencement” [Başlangıçta] adını verdiği video serisinde, nesnelerin, malzemelerin ve süreçlerin rastlantısal buluşmalarını kaydediyor. Bu serinin parçası olan “Au Commencement Ryoanji” videosunda, eriyerek sıvı bir yüzeye damla damla akan mumun meditatif gerçekliğinde, seyirciyi zamanla başbaşa bırakıyor. Ryoanji aynı zamanda Sarkis’in ARTER’in üçüncü katında devam eden sergisinde yeniden yorumladığı John Cage bestesinin ve her iki sanatçının da işlerini üretirken ilham aldıkları bir Zen bahçesinin adı.

/////

In this video series titled “Au Commencement” [In the Beginning] Sarkis records random encounters between objects, materials and processes. In the video titled Au Commencement Ryoanji from the series, he leaves the viewer to contemplate the meditative reality of a melting candle dripping onto a fluid surface. Ryoanji is also the name of the John Cage composition reinterpreted by Sarkis at his ongoing exhibition situated on the third floor of ARTER, and of the Zen garden that inspired both artists in producing their works.

VKV Çağdaş Sanat Koleksiyonu  | VKF Contemporary Art Collection

Unplugged Paris, Eric Hattan, 1998 (19’13”)

Unplugged Beirut, Eric Hattan, 2011, 7’38”

Eric Hattan, giysiler, eşyalar, kaideler veya monitörler gibi gündelik nesnelerle uğraştığı işler yapıyor. 1990’lardan bu yana farklı şehirlerde çektiği 10’dan fazla videoyu içeren bu seride ise, dikkatini ziyaret ettiği şehirlerde bulunan ambalajlara yöneltiyor. Otel odasında, edindiği ambalajları yırtılmamalarına özen göstererek tersyüz ediyor (bu defa kelimenin gerçek anlamıyla) ve hem bu nazik eylemi, hem de çıkan sesi kaydediyor. Burada Paris ve Beyrut’ta kaydettiği videoları görebilirsiniz.

//////

Eric Hattan produces works that involve everyday objects such as clothes, pedestals and monitors. In this series, composed of more than 20 videos shot in various cities since the 1990s, he turns his attention to forms of packaging he encounters in cities he visits. In his hotel room, he turns the packages he collects inside out (this time in the literal sense of the word), with great care not to tear them, and records both this sensitive operation, and the sound it makes. Here at Bahane, you can watch the videos the artist recorded in Paris and Beirut.

VKV Çağdaş Sanat Koleksiyonu  | VKF Contemporary Art Collection

Tesadüfi Bir Kronolojinin 71 Parçası | 71 Fragments of a Chronology of Chance, Michael Haneke, 1994 (96′)

Haneke’nin “Duygusal Buzullaşma Üçlemesi”nin son filmi olan Tesadüfi Bir Kronolojinin 71 Parçası, sonunda ne olacağını daha en başında söylüyor: Bir Avusturya bankasında kitlesel bir katliam olacak. Ancak filmde, beklenenin aksine, kaçınılmaz sonu hazırlayan bir dizi olayı değil, Haneke’nin filmin isminde söylediği gibi, “tesadüfi” olay “parçalarını” izliyoruz. Viyana sokaklarında yaşayan Romanyalı göçmen bir çocuk; dindar bir banka güvenlik görevlisi; gözünü televizyondan ayırmayan yaşlı bir adam; evlat edinmeyi düşünen bir çift; ümitsiz bir öğrenci… Sebeplerin ve sonuçların birbirine daha bağlı olduğu başka hikâyelerden düşmüşe benzeyen bu parçaları birbirine eklemek seyirciye kalıyor.

/////

71 Fragments of a Chronology of Chance, the third instalment of Haneke’s “Emotional Glaciation Trilogy” gives its own ending up in the beginning: there will be a mass killing in an Austrian bank. However, contrary to expectations, what we see in the film is not a series of events leading to an inevitable finale, rather—as Haneke tells in the title of the film—some random “fragments” of events. A Romanian immigrant boy living in streets in Vienna; a religious bank security worker; an old man staring at a TV screen; a couple considering adoption; a frustrated student… Piecing these fragments together, which seem to have drifted away from some other stories with firmer causalities, is up to the viewer.

Aşırı Nüfus ve Sanat | Overpopulation and Art, Frank Scheffer, Andrew Culver, 1992 (28′)

Scheffer ve Culver, John Cage’in 1992 yılında Stanford Üniversitesi’ndeki son kamusal performanslarından birinde okuduğu Aşırı Nüfus ve Sanat adlı şiiri ve Ryoanji bestesinin yorumunu, önceden belirlenmiş birtakım kurallara tabi tutarak kurgulanmış görüntülerle birleştiriyor. Ekranı ele geçiren siyah, beyaz ve grinin tonlarına teslim olup şiire odaklanmışken, birden Cage’in yaşadığı New York Altıncı Cadde’den görüntülerle ve Ryoanji bestesine ilham veren Zen bahçesine ait detaylarla karşılaşabilirsiniz.

////

Scheffer and Culver subject the poem titled Overpopulation and Art which John Cage read at one of his last public performances held at Stanford University in 1992 and his interpretation of the Ryoanji composition to a series of predetermined regulations and combine them with edited images. Transfixed by the tones of black, white and grey that invade the screen, and focusing on the poem, you might suddenly encounter images of Sixth Avenue, New York, where Cage lived, and details of the Zen garden that inspired the Ryoanji composition.


KY Disiplini | The Discipline of D.E., Gus Van Sant, 1982 (9’02”)

Gus Van Sant’ın William Burroughs’un aynı adlı hikâyesinden uyarladığı bu erken dönem kısa filminde bir dizi talimat dinliyoruz. Filmdeki iki karakterse dinlemekle kalmıyor, Burroughs’un “the discipline of do easy” [kolay yapma disiplini] dediği bu pratik hayat felsefesinin hem uygulayıcıları, hem denekleri, hem de sanki kurbanları oluyorlar. Çatalı masanın üstüne nasıl sessizce ve düzgün bir şekilde koyarsınız? (Ki koyabilmelisiniz.) Boş sigara paketini çöp sepetine nasıl tek seferde ve ıskalamadan atarsınız? (Ki atabilmelisiniz.) İlk seferde beceremedinizse, bir daha deneyin. Yine olmazsa, bir daha. KY Disiplini, rastlantının payı asgariye indiğinde hayatın neye benzediğine dair veciz bir (başta gördüğümüz tabanca sonda patladığına göre) hikâye.

/////

This early short by Gus Van Sant, an adaptation of William Burroughs’s eponymous short story, features a series of directives. And the two characters in the film do not only listen to them, but become practitioners, guinea pigs and seemingly, victims of this practical life philosophy described as “the discipline of do easy” by Burroughs. How do you firmly and quietly place a fork on a table? (Which you should be able to do.) How do you throw an empty cigarette pack into the waste basket in one go, without missing? (Which, again, you should be able to do.) If you fail at your first go, repeat the task. If you fail again, then repeat once again. The Discipline of D.E., is a concise (since the gun we see in the beginning of the film is fired at the end) story about how life looks when the role of chance is reduced to a minimum.

Narın Rengi | The Color of Pomegranates, Sergei Paradjanov, 1968 (79′)

Sergei Paradjanov, Harunyun Sayatyan adlı Ermeni şairin yaşamöyküsünü, semboller aracılığıyla izleyicinin hafızasını tetikleyerek anlatıyor. Bir şairin kendini arayış çabalarına dair performatif kurgular, gördüklerini anlamlandırmaya çalışan seyirciyi de benzer bir süreç içine sokuyor.

//////

Sergei Paradjanov tells the story of the Armenian poet Harunyun Sayatyan by triggering the memory of the viewer through symbols. Performative sequences about a poet’s search for himself allow the viewer to enter into a similar process while trying to ascribe meaning to the film.

Seyirlik şeyler | Stuff to watch” üzerine bir düşünce

  1. Geri bildirim: Ebru Yetişkin » Talimsiz ve Terbiyesiz: Türkiye’de Güncel Sanat Eleştirisi Nasıl Yeşeriyor?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s